Zafer'den Kliniğe Ulaşım ve Mesafe
Zafer ile kliniğimiz arasında kuş uçuşu yaklaşık 4,1 kilometre var. Mahalle, Bağcılar Meydanı'nın güneybatı tarafında; yani siz kliniğe kuzeydoğu yönünde geliyorsunuz. Bu mesafede yolculuk her zaman tek hatla bitmiyor, güzergâha göre bir aktarma çıkabiliyor; buna karşılık toplam süre kendi ilçenizde yapacağınız uzun bir yolculuktan farklı değil.
Mahalleye en yakın raylı sistem istasyonu Ataköy-Şirinevler; merkeze kuş uçuşu 1,2 kilometre mesafede. Klinik tarafında ineceğiniz durak Bağcılar Meydan; meydandan çıkınca kliniğe yürüyorsunuz. Yürüme mesafesinde üç istasyon var; dört kilometre yarıçapta bu sayı yirmi bire çıkıyor. Çoğu adres için tek otobüs ya da kısa bir yürüyüşle raylı sisteme bağlanmak mümkün.
Zafer Meydanı Parkı neredeyse kapının önünde (30 metre); adres tarif ederken en çok işe yarayan nokta bu. Hemen ardından Dogan Kuloğlu Parkı (660 metre) geliyor. En yakın okullar Kuleli İlköğretim Okulu (550 metre) ve Kuleli Ortaokulu (550 metre). Sağlık kuruluşu tarafında Özel İlke Hastanesi 420 metre mesafede, Fevzi Çakmak Aile Sağlığı Merkezi ise 670 metre uzaklıkta. Mahalle çevresinde toplam altı birinci basamak sağlık birimi kayıtlı. Çevrede ayrıca spor tesisi olarak Gençlik ve Spor Bakanlığı Bakırköy İlçe Müdürlüğü (1,3 kilometre), Istanbul Kültür Üniversitesi (1,2 kilometre) bulunuyor; telefonda yol tarif ederken bu noktaları da kullanabilirsiniz.
Bu bantta randevuyu saat vererek veriyor, geldiğinizde sizi bekletmiyoruz. Muayene, röntgen ve tedavi planını mümkün olduğunca aynı randevuda bitiriyoruz; birden fazla seans gerekiyorsa seansları haftanın aynı gününe sabitlemek çoğu hastanın işine geliyor.
İkinci Görüş Almak İsteyenlere
Başka bir yerde plan yapılmış ve karar veremiyorsanız bunu söylemenizde bir sakınca yok; sıkça yaşanan bir durum ve kimseyi rahatsız etmiyor. Elinizdeki röntgeni ve planı getirin, kendi muayenemizi yapıp gördüğümüzü anlatalım. Muayene ve röntgen ücretsiz; ikinci görüş almak için ayrıca bir işlem yaptırmanız gerekmiyor.
İki planın farklı çıkması her zaman birinin yanlış olduğu anlamına gelmiyor; aynı ağız için birden fazla makul yol olabiliyor. Bizim yaptığımız, seçeneklerin her birinin ne getirip ne götürdüğünü ve kaç seans süreceğini anlaşılır biçimde yazmak. Karar sizde kalıyor.
Diş Sıkmanın Görünmeyen Faturası
Gece diş sıkma ve gıcırdatma çoğu hastanın kendisinin farkında olmadığı bir alışkanlık; genellikle eşi uyarıyor ya da hekim aşınma izlerinden fark ediyor. Uygulanan kuvvet çiğneme kuvvetinin çok üstünde ve saatlerce sürüyor. Sonuçları birikimli: mine aşınması, kenar kırıkları, dolgu ve kaplamalarda tekrarlayan kırılma, çene ekleminde ağrı, sabah tutukluğu ve baş ağrısı, diş eti çekilmesinin hızlanması. Gece plağı sıkmayı durdurmuyor ama kuvveti dişlerden plağa aktarıyor ve zinciri kırıyor. Ayrıntı diş sıkma ve gece plağı sayfamızda.
İlk Muayenede Ne Yapılıyor?
İlk randevu, tedaviden çok tabloyu görmeye ayrılıyor. Sırası her hastada aynı:
- Öykü. Şikâyetiniz, kullandığınız ilaçlar, sistemik hastalıklar ve varsa alerjiler.
- Ağız içi muayene. Tüm dişler, diş etleri, kapanış ve mevcut restorasyonlar.
- Panoramik röntgen. Gözle görülmeyen çürükler, kemik seviyesi, kök ucu bölgeleri ve gömülü dişler.
- Periodontal ölçüm. Her dişin çevresi altı noktadan ölçülür.
- Yazılı plan. Hangi dişe ne yapılacağı, neden ve alternatifleri.
Muayene, panoramik röntgen ve yazılı tedavi planı ücretsiz. Planı alıp evde değerlendirebilir, başka bir hekime danışabilirsiniz — özellikle geri döndürülemez bir işlem söz konusuysa bunu öneriyoruz. Sürecin tamamını tedaviler sayfamızda anlattık.
Tedavisi Yarım Kalmış Hastalar
Yarım kalmış kanal tedavisi, takılmamış kaplama ya da uzun süredir geçici dolguyla duran bir diş sık karşılaştığımız tablolar. Çoğu hasta bunu anlatırken çekiniyor, bazıları hiç söylemiyor; çekinmenize gerek yok, biz kimseyi geçmişi üzerinden değerlendirmiyoruz.
Yapılan işin durumu röntgende ve muayenede görülüyor. Kaldığı yerden devam edilebiliyorsa devam ediyoruz; edilemiyorsa neden edilemediğini anlatıp yeni planı çıkarıyoruz. Geçici dolgular kalıcı olmak üzere yapılmıyor: zamanla sızdırıyor ve altındaki diş sessizce kötüleşiyor. Yarım kalmış işi olduğu gibi bırakmak çoğu durumda hiç başlamamış olmaktan daha riskli.
Kaplama İçin Diş Ne Kadar Küçültülüyor?
Bu soru haklı bir kaygıdan geliyor ve cevabı vakaya göre değişiyor. Kaplama, dişin üstünü saracak kalınlıkta bir malzemeye yer açmayı gerektiriyor; bu yüzden bir miktar küçültme kaçınılmaz. Ama miktar seçilen malzemeye bağlı: ince porselen laminalar ön yüzeyden az miktarda hazırlıkla uygulanabiliyor, tam kaplamalar daha fazla küçültme istiyor. Diş zaten büyük ölçüde harap ya da kanal tedavisi görmüşse hazırlık miktarı tartışma konusu olmaktan çıkıyor, çünkü doku kaybı bu düzeydeyken diş genellikle kaplamayla korunuyor. Buna karşılık ön dişlerde duvarlar sağlamsa kaplama her zaman gerekmiyor; kararı kalan doku miktarı ve dişin ağızdaki yeri veriyor. Sağlam bir dişi yalnızca estetik amaçla kaplamadan önce alternatifleri konuşuyoruz.


























